BURHANİYE ADLİYESİ

 

BURHANİYE ADLİYESİ

 

HAVA DURUMU

ANKARA
 

TANITIM FİLMİ

 

Burhaniye çevresi, kelimenin tam anlamıyla muhteşem doğa güzellikleri sergiler.
Altın kumlu, gümüş mehtaplı, Örentepe plajları, Örentepe Akçay arasındaki bostan tarlaları, ceviz, palamut, kavak, söğüt, incir ağaçları, denizi ve ince kumuna az rastlanan İğdeburnu plajları ile meşhurdur. Bölgenin billur gibi sularında süzülen alabalıklarıyla coşkulu dereleri, yükseldikçe büyüyen şelaleler, göletler görülmeye değerdir."
Örentepe'den 800 m uzakta turistler için ideal dinlenme yeri olan Ayaklı'da kavak ve çınar ağaçları bulunur. Madra Dağı'nın yamacındaki Kozak Yaylası'nda çam ağaçlarının arasında meyve ve sebzelikler bilhassa üzüm bağları göze çarpar. Ormanın içi renk renk çiçeklerle bezelidir. Görülmeye değer Madra Dağları'na her gün jeep seferleri düzenlenir.
Burhaniye'nin tarihi ve arkeolojik olarak dikkati çeken en önemli yerleşim merkezi Ören... Burada Helenistik Roma ve Bizans devirlerine ait kalıntılara rastlanmaktadır. Ören, turistik tesisleri, eğlence merkezleri, ince kumlu plajı ile ayrı bir çekiciliğe sahip. Ören'de deniz suyu Mavi Bayrak sahibi en temiz sular arasında gösteriliyor.
Fotoğraf sanatçısı Necati Ender Burhaniye ile bütünleşmiş bir kişi. İlçenin tanıtımına katkılarından ötürü Burhaniye Kaymakamlığı tarafından plaketle ödüllendirilen ve 5 ay önce vefat eden Necati Ender anısına her yıl 19 Mayıs'ta fotoğraf yarışması düzenlenmesi kararlaştırıldı. Belediye, Necati Ender'in fotoğraflarından bastırdığı 10 bin adet kartpostalla, ilçenin tanıtımını gerçekleştirmek amacıyla bir de proje yürütüyor.

                   ESKİ TARİHTE BURHANİYE

                     ANAHOR(PİDASUS): Burhaniye ve körfez bölgesinin bilinen ilk insan yerleşimidir. Bugünkü iskele mahallesinde M.Ö.1443 yılında MYSİA halkı tarafından kurulmuş ve antik çağda ADRAMYTTİON'a bağlı olarak varlığını sürdürmüştür.
                     BURHANİYE: İlçenin bu günkü adıdır. 19. yüzyıl Osmanlı padişahı Abdülhamit'in oğlu şehzade Burhanettin'den dolayı bu adı almıştır. 15. yüzyıldın 19. yüzyıla kadar ise bu günkü kızıklı köyü yolundaki Roma dönemi su kemeri nedeni ile Kemer adı ile anılmıştır. Bu ad hala yaşlı Burhaniyeliler ve köylülerce kullanılır.
                    
CAMİLER: Burhaniye'de tarihi önem ve değer taşıyan yapılardır. Tarih sıralamasına göre Mehmedemin Ağa Camii (Memiş)-1743, Hanay Camii-1750, Hasanağa Camii-1756, Hacıahmet Camii-1798, Koca Camii-1890 yılında inşaa edilmiş olup, bu camiler bugün de hizmet vermektedir.
                    
COĞRAFİ KONUM: Burhaniye Kuzey Ege Bölgesinde, Balıkesir ili sınırları içerisindedir. Batısında Ege Denizi, kuzeyinde Edremit, doğusunda Havran, güneyinde Gömeç ve Ayvalık, güney doğusunda ise Bergama ile komşudur. Kuzeyinde yer alan Kaz Dağları (Mitolojik adı İda) doğu ve güney doğusunda yer alan Madra Dağları arasındaki düz ve verimli topraklardan oluşan ova üstüne kurulmuştur. İlçe merkezi denizden 4 Km. içeridedir. Denizden ortalama yüksekliği (Rakım) 10 m.dir. İlçenin Ege Denizine 17 Km. uzunluğunda kıyı bandı vardır. Bu kıyı bandında kilometrelerce uzunluğunda ince ve temiz kumlu doğal plajlar yer almaktadır.
                    
DOĞAL ÇEVRE DEĞERLERİ: Burhaniye'de 6 tür zeytin ağacı yanında en yaygın ağaç çam ve meşe türleridir. Sahil ve fıstık çamı çoğunluktadır. Ören'de Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulunun tescil edip korumaya aldığı 1620 adet palamut meşesi vardır. Ayrıca kavak, akasya, çınar, okaliptüs, sedir, mimoza, iğde, akçaağaç ve ıhlamur gibi ağaçlar da bölgeye iyi uyum sağlar. Bahçelerde badem, ceviz, şeftali, kayısı ve narenciye çeşitlerine bolca rastlanır. Zakkum, ılgın, süpürgelik otu ve ayıt dere ve yol kenarlarında doğal olarak gelişmiştir. Yörede yabani olarak kereviz, maydanoz, havuç, pazı türleri yanında bademcik, kaşıklık, sığır dili, toklu başı, gelincik, turp otu, türüt, hardal, bal otu, çıtırgı, arapsaçı, ısırgan ve hindiba gibi zeytinyağlı olarak yemeği de yapılabilen çok çeşitli otları vardır. İlk ve sonbalarda çıkan ve bilen kişilerce toplanan sarı, mor ak melki, kuzu göbeği, kulak ve evlek gibi mantar türleri de çok lezzetlidir. B çeşitli ot ve mantarlar Pazartesi günleri kurulan Burhaniye pazarında özellikle köylü kadınlar tarafından satılır. Bu bol çeşitlilik ve güzellikteki bitki dokusu içinde doğaldır ki yaban kedisi, sansar, porsuk, tilki, here, sincap gelincik, yılan ve tavşan ile birlikte tarla kuşu (kıpırdak), serçe, kumru, saka, bülbül, çulluk, sığırcık, tepeli, papağan, kırlangıç, leylek, atmaca gibi uçan yaban hayvanları da doğal yaşamı daha da zenginleştirmektedir.
                    
DÜDÜKLÜ KAYNAK SUYU: Dünyada çevre kirliliğinin giderek artması ile daha büyük bir önem kazanan sağlıklı ve leziz içme suyu konusunda, ilçe düdüklü kaynak suyu gibi büyük bir değere sahiptir. Kaynağı Burhaniye'ye 28 Km. uzaklıktaki karadere köyü güzle yaylasındadır. Yapılan analizler sonucu sertlik derecesi, nefaseti ve diğer ölçüm değerleri yönünden Türkiye'nin en nitelikli kaynak sularından biri olduğu resmen saptanmıştır. Düdüklü suyu Burhaniye'nin çeşitli yerlerindeki çeşmeler ile ücretsiz olarak kullanıma sunulmuştur.
                   
EĞLENCE OLANAKLARI: Ören, iskele, bahçelievler ve Öğretmenevleri gibi kıyı kesimindeki mahallelerde çay bahçesi, cafe-bar, restaurant, gazino ve diskotek gibi çeşitli eğlence mekanları vardır
                    
GEZİ VE MESİRE YERLERİ:
Ören: Burhaniyenin tarihi ve arkeolojik açıdan dikkati çeken yeri Ören'dir. Burada halenistik roma ve bizans devirlerine ait kalıntılara rastlanmaktadır. İlçe merkezine 4 Km. uzaklıkta olan Ören turistik tesisleri eğlence merkezleri, ince kumlu plajı ile ayrı bir çekiciliğe sahiptir. Örende deniz suyu Türkiye'nin en temiz sularındandır. Sıcaklığı 20-21 derecedir. Burhaniye'ye 4 Km. uzaklıktaki asfalt bir yol ile bağlı olan Ören, Çanakkale ve İzmir'e de asfalt yol ile bağlıdır. Turistik Ören bölgesi daha çok dinlenmek ve huzur içinde vakit geçirmek için insanların uğrak yeri durumundadır. Yaz aylarında halk deniz kenarına hücum eder. Burada tarihi birçok kalıntıya da rastlanır. 
İskele: Körfez bölgesinin en büyük yat limanının yapılmasından sonra klasik balıkçı köyü görünümünü bir ölçüde yitiren iskelede balık lokantaları ve çay bahçeleri ayrı bir özelliğe sahiptir.
Öğretmenler mahallesi: Otel, motel ve pansiyonları ile turistik konaklama, eğlence, alışveriş olanaklarının yanı sıra temiz ve doğal bir plaja sahiptir.
Artur(Arkent): Birbirinden güzel koyları, plajları, gazino ve eğlence mekanları ile her türlü sosyal tesise sahip bir tatil beldesi olan Arkent Tatil Sitesi Burhaniye'ye 23 Km. mesafede Karaağaç beldesi sınırları içerisindedir.
Seklik tepe çamlığı: İlçe merkezine 3 Km. uzaklıktaki seklik çamlığı, temiz havası çam ve zeytin ağaçları ile kaplı doğası ve bol su kaynakları ile huzurlu bir mesire yeridir.
Ayaklı kır bahçesi: Ören tepe arkasında Ören-Akçay sahil yolu üzerindeki ayaklı kır bahçesi modern düzenlemesi ile keyifli bir mesiye yeridir.
Taylıeli köyü: İlçe merkezine 7 Km. iskele mahallesine 1,5 Km. uzaklıktaki köy, Burhaniye'nin tarihindeki öneminin yanı sıra körfez bölgesinin büyük bir bölümünü kapsayan panoramik manzarası ile görülmeye değerdir. Çam ve zeytin ağaçları ile kaplı doğal ve bol suyu ile ideal bir mesire yeridir.
Murat Çeşme: İskele mahallesinin 2 Km. kadar güneyinde, deniz kıyısında temiz denizi, suyu ve güzel doğası ile keyifli bir mekandır.
                         İKLİM ÖZELLİKLERİ: Akdeniz ve Ege iklimlerinin karakteristik özelliklerini gisterir. Antik çağlarda 1001 rüzgarlar vadisi diye anılmış olan yörede kuzeyde kaz dağları ve güneyde Madra Dağlarının oluşturduğu yeolojik konum nedeniyle meltem, imbat ve poyraz rüzgarları hakimdir. Bu durumun yarattığı sürekli hava sirkülasyonu, havasının çok temiz ve sağlıklı olmasını sağlar. İsviçredeki alp dağları ile birlikte dünyanın oksijen oranı en yüksek ender yerlerinden biridir.
                      
 KAMP OLANAKLARI: Burhaniye'nin birçok yeri doğal kamp alanıdır. Bunun yanı sıra Ören İğdeburunda turizm işletme belgeli 1. sınıf bir karavan ve kamping işletmesi bulunmaktadır. Ayrıca Ören'in hemen girişinde de çadır ve karavanlar için bir kamping alanı vardır.
                        
KAPLICA VE İÇMELER:
Pelitköy Zeytin pınarı içmesi: Burhaniye'ye 12 Km. Pelitköy'e ise 2 Km. uzaklıktadır. Ortalama 20 derece sıcaklığındaki su, safra yolu hastalıkları ile karaciğer ve bağırsak rahatsızlıklarına iyi gelmektedir. Burada Pelitköy belediyesine ait 20 yataklı bir pansiyon vardır. Yaz aylarında Pelitköy'den otobüs seferleri düzenlenmektedir.
Dutluca köyü içmeleri ve Damlarca suyu: Burhaniye'ye 12 Km. uzaklıkta dutluca köyündeki içme suyu ortalama 16 derece sıcaklıktadır. İdrar yolları ve böbrek rahatsızlıklarına iyi gelmektedir. Bu köyde ayrıca damlarca yıkanma suyuda bulunmakta ve cilt hastalıkları için yararlı olmaktadır. Ulaşım köy minübüsü ile sağlanmakta ve günübirlik gidilip gelinebilmektedir
Karaağaç kaplıcası: Burhaniye'ye 10 Km., karaağaç beldesine ise 2 Km. uzaklıktadır. Kaplıca hamamındaki su başta uyuz olmak üzere birçok cilt hastalığına iyi gelmektedir. Konaklama olanağı olmadığından günübirlik gidilmesi söz konusudur.
Bostancı köyü kaplıcaları: Burhaniye'ye 10 Km. uzaklıkta Balıkesir, Çanakkale ve İzmir karayolu kavşağında bulunmaktadır. Suyu ortalama 51 derece sıcaklıktadır. Romatizma, siyatik, lumbago ve kadın hastalıklarına iyi gelmektedir. E-87 ana karayolu üzerinde olması nedeni ile otobüs ve minübüslerle ulaşım kolaydır. Ayrıca konaklama olanakları da vardır.
                      
KURTULUŞ GÜNÜ (8 Eylül 1922): Bölgemizde Kuvvayi Milliye'nin örgütlenmesini gerçekleştirip, Anadolu'da ilk direniş karargahlarından biri olarak Ulusal Kurtuluş savaşımıza omuz veren Burhaniye 8 Eylül 1922 de düşman işgalinden kurtulmuştur. Kurtuluş gününün çok ilginç ve Türk insanının yaratıcı zekasının genel bir örneği olan ünlü "Borazan Çavuş" öyküsü vardır. Büyük taarruz sonrası bozulan ve hızla Anadolu'yu terk etmeye başlayan işgalci düşmanın Burhaniye'deki birliği de ilçeyi yakıp yıkarak çekilmeye hazırken Bu durumu öğrenen Burhaniye'li Kuvvayi Milliyeciler zekice bir plan yaparak 8 Eylül 1922 günü sabaha karşı uygulamaya giriştiler. Büyükdere köyünden Zeybek yanına arkadaşlarını alarak Burhaniye kıyısında arkadaşları ile birlikte silahlarını seri bir şekilde havaya boşaltmaya başlamışlar ve Zeybek bu arada çocuklara mahalle arasında Türk Birliklerinin kalabalık bir şekilde Burhaniye'ye doğru geldiği şeklinde lafı yaymasını söylemiş, çocuklar hızla bu lafı yayarlarken Borazan Çavuş da bugün hala ayakta olan hanay camiinin minaresinden Türk Ordusu ilçeye girmek üzereymiş gibi hücum borusu çalarak düşmanın paniğe kapılması sağlanmış, böylece işgalci güçler hiçbir kıyım ve yıkım yapamadan ilçeyi terk etmişlerdir.
                      
MAVİ BAYRAK: Burhaniye-Ören, Avrupa Çevre Eğitim Kuruluşu (FEEE) koordinasyonu ile uygulanan, çevre eğitimi ve turizm konusunda uluslar arası bir kriter olan Mavi Bayrak ödülünü 2000 yılında almaya hak kazanmıştır. Önümüzdeki yıllarda da bu ödüle sahip olmak için gerekli girişim ve çalışmalar yapılmaktadır.
                      
ÖREN: Adı Burhaniye ile özdeşleşmiş olan Ören, Türkiye'nin en seçkin ve özgün turistik merkezlerinden birisidir. Kültür ve Tabiat Varlıklarını Korumu Kurulu tarafından tarihi Adramyttion nedeniyle antik ve 150 yaşını aşkın palamut meşesi ağaçları nedeniyle doğal sit alanı olarak koruma altına alınmıştır.
                     
PLAJLAR: Ege denizine 17 Km. uzunluğunda kıyısı bulunan Burhaniye'de büyüklü küçüklü bir çok doğal plaj bulunmaktadır. Temiz kumu, suyu ve çevresi nedeni ile bu plajların tümünde iç rahatlığı ile denize girilebilir. İçerisinde duş, büfe, kano, plaj şemsiyesi ve şezlongları gibi olanakları ile en donanımlı ve büyük olanlar Ören, Öğretmenevleri, Denetko ve Orjan plajlarıdır.
                     
ULAŞIM: Coğrafi konum olarak Çanakkale, Balıkesir ve İzmir üçgeni içinde yer alan Burhaniye'den bu üç ilimize ve bu illerden Burhaniye'ye günün her saatinde otobüs bulunabilmektedir. Ayrıca Ankara, Bursa ve İstanbul gibi diğer büyük illerimize de sıklıkla otobüs seferleri vardır. Diğer bir ulaşım olanağı da havayoludur. Burhaniye'ye yaklaşık 10 Km. mesafede Çanakkale-İzmir ana karayolu üzerinde körfez havaalanından haftanın belirli günlerinde karşılıklı olarak Burhaniye-İstanbul seferleri düzenlenmektedir. Önemli merkezlere uzaklığı; Balıkesir-93 km., Ankara-623 km., İstanbul(Çanakkale üzerinden)-464 km., İstanbul(Bursa üzerinden)-486 km., Bursa-243 km., İzmir-190 km., Çanakkale-142 km., Ayvalık-34 km., Edremit-13 km., Akçay-23 km., Altınoluk-41 km., Assos(Behramkale)- 105 km., Truva-123 km., Dikili-70 km., Bergama-82 km., Selçuk(Efes)-245 km.,

 

 

 

 

 

 

 

SARIKIZ EFSANESİ
Edremit ve Akçay denilince, Sarıkız'ı anmadan olmaz. Sarıkız efsanesi, yörede değişime uğramış birkaç versiyonlu olarak anlatılagelmekte. Rivayete göre bir zamanlar Çanakkale'nin Ayvacık yöresinden "Cılbak Baba" adlı bir çoban eşini öldürür, kızını yanına alır ve Edremit'in Güre köyüne yerleşir. 
Baba sürülerini otlatırken, kızının da canı sıkılmasın diye ona birkaç kaz alır. Birlikte yola çıkar, köye birlikte dönerler. Cılbak Baba'nın ermiş olduğu da rivayet edilir. Çünkü, çevredeki diğer çobanlar sürülerini güneşten koruyabilmek için çardak yaparken, Çılbak Baba'nın sürüleri üzerinde bir ak bulut dolaşır, onlara gölge edermiş.
Cılbak Baba yaşlanınca hacca gitmek istemiş. Büyüyüp çok güzel, alımlı bir genç kız olan kızını da köyün imamı ve ailesine emanet etmiş. Fakat, köyün delikanlıları evlenme tekliflerine bir türlü olumlu yanıt alamadıkları Sarıkız'a düşman kesilmişler, dedikodu ve iftiralarla yıpratmaya çalışmışlar. O zamanlar çok uzun süren Hac ziyaretinden dönen ve dedikodular kulağına gelen Cılbak Baba, bakmış ki durum vahim, bu lekeyi temizlemek lazım demiş ve kızının ölüm fermanını imzalamış. Ama biricik kızını kendi elleriyle öldürmeye de kıyamamış. Ertesi gün kızını da yanına alarak Kaz Dağı'na çıkmış. Bir oyuna getirerek, kızını dağda bırakıp köye dönmüş. Çünkü, o güne kadar hiç kimse Kaz Dağı'nda yalnız başına geceleyip, sağ salim geri dönememişmiş. Aradan yıllar geçmiş... Sarıkız'ın evliyalık mertebesine ulaşıp, dağlarda kazlarıyla gezdiğine dair söylentiler almış yürümüş. Cılbak Baba, merak etmiş durumu ve çok özlediği kızını görmeye, onu bıraktığı yere gitmiş. Karşısında kızını görünce de pişmanlıkla af dilemiş.
O sırada namaz vakti olur. Cılbak Baba, abdest almak için kızından bir kova su ister. Sarıkız bir kova su getirir ama su tuzludur. Baba, tuzlu değil tatlı su istiyorum deyince.. Kovadaki su birden tatlısu oluverir. Cılbak Baba da artık kızının bir evliya olduğundan emin olmuştur. Gözyaşlarına boğulur. Benimle dön der. Sarıkız babasına der ki, "Benim masumiyetimi git köylüye haber ver. Çünkü ben gidemem. oradan ayrılmadan önce Edremit'e beddua etmiştim. Bundan böyle kızları sevdalı olacak diye..." Ve bu sözler Sarıkız'ın son sözleri olur. Baba utancından karşı tepeye koşar. Çok geçmeden Kaz Dağı'nın üzerine siyah bir bulut çöker. Bulutlar dağıldıktan sonra Sarıkız ve babasını arayan çobanlar, karşılıklı tepelerde ikisinin de ölüsünü bulurlar ve oraya gömerek taştan türbe yaparlar.
Sarıkız Türbesi, bugün bile adakların adandığı, mumların yakıldığı bir yerdir.

 



 

 

 
 


Burhaniye Adliyesi Resmi Web Sitesi © 2012 Tüm Hakları Saklıdır.
Burhaniye Bilgi İşlem Bürosu

Bu Sitede Yayınlanan Tüm İçerikler, İzinsiz Kaynak Gösterilemez ve Yayınlanamaz.